
Biz Kimiz?
Bizler varoluşlarımızdan dolayı yaşadığımız sorunlara, ayrımcılığa, maruz kaldığımız fobiye, cisheteroseksizme ve cisseksizme karşı bağımsız özne mücadelesi yürüten bir LGBTİ+ örgütüyüz. Amacımız, LGBTİ+lar olarak kendi öz örgütlenmemizi kurmak ve varoluşlarımızın yok sayılmadığı, nefret cinayetleri ile katledilmediğimiz bir dünyayı birlikte inşa etmektir. Bu sebeple Direnişin Renkleri olarak üniversitelerde, liselerde, sokaklarda, evlerde, iş yerlerinde kısaca her yerde örgütleniyor ve çalışmalarımızı bütün LGBTİ+ öznelerle birlikte yürütüyoruz.
Eşit ve özgür bir dünya için!
Örgütlenme hattımızı antikapitalist bir hat olarak tarifliyoruz. Sermaye, bugün biz LGBTİ+ları barınamaz, geçinemez, sağlıklı beslenemez, kültürel etkinliklere ulaşamaz, kısaca yaşayamaz hâle getirmiştir. Ekonomik krizin en çok LGBTİ+ öğrencileri vurduğunu biliyoruz. Kirası uç- muş evler arasında zar zor bir ev bulduğumuzda kimliğimizden ve yönelimimizden ötürü eve kabul edilmiyoruz. Yurtlara yerleşmek istediğimizde ise cis-heteroseksist yurt kuralları ve zorlu koşullar karşımıza çıkıyor. Üniversite içinde de LGBTİ+fobik akademisyenler, öğrenci düşmanı kayyumlar ve sistemin fobik yapısının izlerini taşıyan öğrenciler tarafından ayrımcılığa, şiddete uğruyoruz. Bunun karşısında nefes alabilmek ve sosyalleşebilmek için girdiğimiz okul topluluklarında okul yönetimi tarafından sistematik olarak baskıya ve sansüre maruz kalıyoruz. Kendi varoluşlarımızla ilgili bir film bile izleyemiyor, kendi topluluklarımızda bile özgür olamıyoruz. Tüm bunların yanında, yaşayabilmek için zar zor girdiğimiz işlerde ise hem LGBTİ+fobik hem de paragöz patronlar tarafından mobbinge uğruyoruz. Hayatlarımızın çevrelendiği bu şiddet sarmalı ve baskılar silsilesinden ancak örgütlenerek çıkabiliriz. Örgütlenerek, dayanışarak, bu sisteme karşı birlikte mücadele ederek… Karşımıza çıkan engeller tesadüf değil, hepsi bizleri yıldırmak ve sindirmek için hazırlanmış. Biz de tüm bu engeller karşısında şehrin her yerinde ve hayatın her alanında kurduğumuz dayanışma ve mücadele ağlarımızla sokak sokak ördüğümüz LGBTİ+ dayanışmamızla “Vardık, varız, var olacağız!” diyoruz. Yalnız ve çaresiz olmadığımızı biliyoruz. Eşit ve özgür bir dünya için birlikte hareket ediyoruz!
Her yürüyüşümüz Onur Yürüyüşü!
Kurmak istediğimiz düzene doğru ilerlerken bir durak olarak gördüğümüz seçimlerde LGBTİ+fobi üzerinden adeta bir nefret kampanyası yürüten Erdoğan, seçimden hemen sonra balkon konuşmasında “aileyi” koruma misyonu içinde sistematik hedef göstermelere devam edeceğini duyurdu. Önce transların uyum sürecine saldırılar ardından LGBTİ+ fobik yasa taslakları ve bu saldırıları takip eden bir “Aile Yılı” ilanı ile karşılaştık. Bugünse Erdoğan’ın bu faşist ve LGBTİ+ fobik rejimi varoluşlarımızı esir almaya ve terörize etmeye devam ediyor. Onur Ayı etkinliklerimiz, yürüyüşlerimiz yasaklanıyor; pikniklerimiz, basın açıklamalarımız her seferinde polis müdahalesi ile karşı karşıya kalıyor. İktidarın ve kolluk kuvvetlerinin keyfi tutumlarının LGBTİ+ ifadesi geçen pankartlara saldıracak kadar absürtleşmiş duruma geldiğini görüyoruz. Ancak türlü yasaklama ve engellemelere karşın lubunyalar tomaları gökkuşağı bayrağıyla süsleyerek, kampüslerde pikniklerini ve birçok şehirde Onur Yürüyüşlerin yaşatarak direnmeye devam ediyor. Lubunyaları adeta düşmanlaştırarak kamusal alanın dışında bırakmaya çalışan devletin karşısında, mücadelemizi sürdürmeye devam ediyoruz!
Örgütlenerek güçleniyoruz!
Yaşamlarımız ellerimizden alınırken hakkımızı aradığımızda devletin çeşitli baskı mekanizmalarıyla engelleniyoruz. Polis şiddetinden medyanın nefret söylemleriyle bizi hedef göstermesine, fobik saldırılardan nefret cinayetlerine, seks işçisi trans kadınların katledilmesinden LGBTİ+ intiharlarına kadar hayatlarımızın her alanı şiddet ve fobiyle sarmalanmış durumda. Bu kara tablo içinde, lubunyalara yalnız olmadığımızı ve birleşince güçlü olduğumuzu hatırlatmak istiyoruz. “Nefrete inat yaşasın hayat!” cümlesinin sadece bir slogandan ibaret olmadığını, nefrete karşı örgütlenerek hayatlarımızı her yerden savunmaya devam edeceğimizi söylüyoruz. LGBTİ+fobiye karşı örgütleniyoruz! Emeğimizin, bedenimizin, kimliğimizin, hayatlarımızın bizim olduğu; sömürülmediğimiz, sınırlara boğulmadığımız, ayrımcılığa uğramadığımız, katledilmediğimiz bir düzeni birlikte kuralım!
